25 Ağustos 2025 Pazartesi

Sararmış Yaprakların İhaneti ve Gazze’nin Hakikat Çığlığı

Tarih, bir ayna gibidir; önünde eğilenin yüzünü de, arkasına saklanan hainin niyetini de gösterir. Kimi zaman bu aynada direnişin ışığını görürüz; kimi zaman ihanetin karanlığını. İslam coğrafyası dediğimiz geniş topraklarda ise, bu ayna ne yazık ki çoğu kez satılmış yöneticilerin suretini yansıtır. Onlar, halklarını kandırarak, makamlarını garanti altına alarak, Siyonizm’in değirmenine su taşıyarak tarihe geçtiler. Ve her biri bilsin ki, tarihin terazisi ağır işler ama mutlaka işler; hakikatin rüzgârı en güçlü saray duvarlarını dahi savurur.

Bir yaprağın dalında duruşu vardır; köküyle bağlıdır, özüyle diridir. Ama ihanet eden yöneticiler, özünü inkâr etmiş sararmış yapraklara benzer. Güneşi görse de içi çürümüştür, rüzgârı duysa da köksüzdür. Günü geldiğinde, en küçük esintiyle savrulur ve toprakta çürüyüp yok olur. İşte bugünün ihanet kalemleri, bugün Siyonizm’in kapısında nöbet tutan yöneticiler, yarının çöplüğünde unutulmuş yapraklar olacaklar.

Gazze, onların ihanetiyle yanarken, çocuklar bombaların altında can verirken, sözde İslam dünyası yöneticileri sadece seyretmektedir. Kimisi kınama mesajı yayınlamakla yetiniyor; kimisi petrol gelirlerini Batı bankalarında saklarken Filistin için birkaç sembolik yardım paketi gösteriyor; kimisi de “normalleşme” adı altında işgali meşrulaştırıyor. Hepsi aynı suçun ortağıdır: Zulme seyirci kalmak, zalimle iş tutmaktır.

Ey halklar! Siz bu oyunun en ağır bedelini ödüyorsunuz. Her seçimde, her bayrak töreninde, her nutukta aldatıldınız. Size “Filistin davası bizim kırmızı çizgimizdir” dediler, ama aynı gece İsrail’le milyarlarca dolarlık ticaret anlaşmaları imzaladılar. Size “Ümmetin onuru biziz” dediler, ama kendi saraylarının onurunu korumaktan öteye gitmediler. Siz, sadece susturulmuş kalabalıklar değil, aynı zamanda ihanetin tanıklarısınız.

Ama bilin: Tanıklık etmek de bir sorumluluktur. Sessizlik, zalimin müttefikidir. Eğer zulme karşı ayağa kalkmazsanız, siz de tarih karşısında hesap vereceksiniz. Gazze’nin çocukları sizin çocuklarınızdır. Gazze’nin karanlığı sizin şehirlerinizin karanlığıdır. Bugün orada kan akıyor, ama eğer susarsanız, yarın Mekke’de, Medine’de, İstanbul’da, Şam’da, Kahire’de aynı karanlığı göreceksiniz.

Hakikat, er ya da geç açığa çıkar. Camp David’de, Oslo’da, Abraham Anlaşmaları’nda yapılan bütün ihanetler birer birer açığa çıktı. Masalarda verilen sözler, kalemlerle çizilen sahte barış metinleri, bugün mazlumların kanıyla yıkanıyor. O anlaşmaların imzacıları tarihe şerefli liderler olarak değil, hainler olarak geçti. Bugünün yöneticileri de aynı sona yazılıyor.

Ve unutmayın: Allah’ın terazisi şaşmaz. Kur’an, “Zalimlere meyletmeyin, yoksa size ateş dokunur” (Hud/113) diye haber verir. Siz zulme ortak olanları gördünüz; siz onların saraylarını, uçaklarını, servetlerini gördünüz. Ama bütün bunların bir yaprak gibi savrulacağını da göreceksiniz. Çünkü hiçbir saray ebedî değildir; hiçbir taht mezara kadar uzanmaz; hiçbir saltanat, Allah’ın adaletinden büyük değildir.

Ey halklar! Bugün sizden istenen sadece seyretmemenizdir. Yöneticilerin ihanetine karşı gerçeği haykırın, sessizliğinizi bozun. Çünkü sessizlik, zulmün ekmeğine yağ sürmektir. Bir gün hesap sorulacak; ama o gün geldiğinde, siz hangi safta olacaksınız? Sararmış yaprakların yanında mı, köküyle direnen çınarların yanında mı?

Gazze bize sadece bir dramı değil, bir gerçeği hatırlatıyor: Direniş, onurun son sığınağıdır. Zulme karşı çıkmak, sadece Filistin’in değil, insanlığın şerefidir. Bu yüzden, Gazze’nin çocuklarının çığlığını duymazdan gelen yöneticilere karşı, hakikati haykırmak boynumuzun borcudur.

Ve haykırıyoruz:
Siyonizm’e uşaklık eden, halklarını kandırarak zulme ortak olan bütün yöneticiler, siz tarihin çöplüğünde sararmış yapraklar gibi savrulacaksınız. Allah’ın laneti sizin üzerinize olacak. Ama Allah’ın rahmeti, Gazze’nin yıkıntılarında bile imanla dimdik duran mazlumların üzerine yağacak.

Bahadır Hataylı/24.08.2025/Namazgah/İST

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Vahyin Önünde Çöküş- Hakikati Yazıp Satanlara Karşı Tüm Zamanlara Ültimatom

İnsanlık tarihinin en ağır suçlarından biri, hakikati bilerek tahrif etmek, onu çıkar uğruna eğip bükmek ve sonra da bu çarpıtılmış sözleri ...