Bu üç ayet insanlık tarihinde kendilerine büyük imkânlar, güçler ve uyarılar verilmiş; ama bu uyarıları küçümseyip inkâr ettikleri için helak edilen toplumları anlatırken aynı zamanda zalimlerin akıbetine dair evrensel ve çağlar üstü bir uyarı niteliği taşır. Bu ayetleri yalnızca geçmiş kavimlerin başına gelen tarihî olaylar olarak değil, bugünün azgın zalimlerine, kibre sapmış yöneticilerine, inkârcı toplumlarına ve sahte tanrılarına bir ayet gibi okumak gerekir.
“Andolsun, size vermediğimiz imkân ve iktidarı onlara vermiştik. Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik. Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir yarar sağlamadı. Çünkü Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlardı. Alaya aldıkları şey onları kuşattı.”(Ahkaf/26)
-
Daha önceki kavimlere bizden daha fazla imkân, daha büyük iktidar, daha sağlam yapılar verilmişti.
-
Onlara kulak, göz ve kalp gibi bilgiye ulaşma ve değerlendirme araçları da verilmişti.
-
Ancak bu duyular ve organlar onlara fayda sağlamadı, çünkü hakikate gözlerini kapattılar.
-
Sonunda alay ettikleri gerçek, onları azap gibi kuşattı.
Bugün yeryüzünde
-
Gökdelenler diken,
-
Yapay zekâyla insanlığı yöneten,
-
Uyduyla dünyayı izleyen,
-
Laboratuvarlarda genetik oynayan,
-
Gözleri sonsuza dek açık gibi görünen, ama hakikate kör, zalim toplumlar vardır.
Amerika, İsrail, Avrupa’daki emperyal sistemler; zulümle, savaşla, sömürüyle iktidar kurmuşlar. Gözleri var ama Gazze’deki ölü çocukları görmüyorlar. Kulakları var ama bombaların sesini duymuyorlar. Kalpleri var ama vicdanları taş gibi.
Onlar da, tıpkı bu ayette anlatıldığı gibi
-
İnkâr ettikleri,
-
Alay ettikleri hakikatle,
-
Gün gelecek yüzleşeceklerdir.
İşte ayetin sonundaki uyarı:
"Alaya aldıkları şey onları kuşattı."
Bugün Gazze ile, Yemen ile, Suriye ile alay eden; ümmeti küçümseyen; “bizim silahımız, sistemimiz var” diyenlerin etrafını inkâr ettikleri hakikat kuşatıyor. Onların gözünün görmediği, kulağının duymadığı, kalbinin anlamadığı Allah'ın azabı bir gölge gibi yaklaşıyor.
Çevrenizdeki Şehirleri de Yok Ettik
“Andolsun, biz çevrenizdeki memleketleri de yok ettik. (Doğru yola) dönsünler diye âyetleri tekrar tekrar açıkladık.”((Ahkaf/27)
-
Helak edilen topluluklar yalnızca bir bölgeye ait değildi; sizin çevrenizdeki memleketler de benzer akıbete uğradı.
-
Allah, her topluma tekrar tekrar ayetlerini sundu, uyardı, ikaz etti.
Allah’ın helak kanunu, yalnızca geçmişi ilgilendiren bir tarih değil, bugünü de kapsayan bir yasadır. Bu kanun şöyle işler:
-
Zulüm yayılır,
-
İyiler susturulur,
-
Hak batılın arkasında ezilir,
-
Zenginler şımarır,
-
Mazlumlar ağlarken dünya eğlenirse...
Allah o toplumu ya zelzeleyle, ya ekonomik çöküşle, ya iç çatışmayla, ya selle, ya yangınla, ya da beklenmedik bir çöküşle yere serer.
Bugün etrafımıza bakalım
-
Irak yıkıldı,
-
Suriye yandı,
-
Libya çöktü,
-
Sudan darmadağın,
-
Yemen açlıktan kırılıyor,
-
Filistin yerle bir ediliyor…
Bu sadece Arap coğrafyasına değil, her şımaran topluma derstir. Sadece İslam ülkeleri değil, Avrupa ve Amerika'nın da kaleleri çürüme sinyalleri veriyor.
Ve Allah diyor ki:
"Ayetleri tekrar tekrar açıkladık."
Bugün koronavirüs, seller, yangınlar, ekonomik krizler... bunların hepsi ayettir! Gören göz, duyan kulak ve ibret alan kalp içindir.
Sahte İlahlar Yardım Edebildi mi?
“Allah'ı bırakıp O'na yakınlık sağlamaları için edindikleri ilâhlar kendilerine yardım etseydi ya!? Aksine onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kayboldular. Bu, onların yalanı ve uydurmakta oldukları şeydir.”(Ahkaf/28)
-
Allah’tan başka edindikleri sahte tanrılar – ki bunlar bazen put, bazen ideoloji, bazen lider, bazen çıkar olabilir – onlara yardım edemedi.
-
Çünkü bu sahte ilahlar aslında birer uydurmadan ibaretti.
Bugünün sahte ilahları:
-
Demokrasi tanrısı: İnsanlar onu putlaştırdı ama zulmü durduramadı.
-
Para tanrısı: Herkes ona secde etti ama virüs gelince çaresiz kaldılar.
-
Bilim tanrısı: Her şeyi açıklıyor sandılar ama ruhun açlığını çözemedi.
-
Lider putları: Öyle liderler vardı ki, halk onları adeta kutsallaştırdı. Ama bir darbe, bir seçim ya da bir hastalıkla yerle bir oldular.
Bugün “İsrail bizim garantörümüzdür”, “ABD arkamızda” diyenler, o gün geldiğinde şunu görecek:
“Onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kayboldular.”
Sahte müttefikler, yapay değerler, çıkar ilişkileri... hepsi çöker.
Çünkü:
“Bu, onların yalanı ve uydurmakta oldukları şeydir.”
Allah’ın Kanunu Değişmez
Bu üç ayet bize şunu haykırıyor
-
Gözün varsa hakikati gör.
-
Kulağın varsa mazlumun çığlığını duy.
-
Kalbin varsa Allah’ın ayetlerinden etkilen.
-
Gücün, ordun, sistemin seni korumaz.
-
Hakikati inkâr edip alay edersen, o hakikat gün gelir seni kuşatır.
-
Zulüm, kibir ve sahte değerlerle ayakta kalan her medeniyet, yıkılmaya mahkumdur.
Bu Ayetlerle Bugünün Dünyasına Seslenmek
-
Ey zalimler! Gökyüzüne uçaklar salmakla Allah’a ulaşamazsınız.
-
Ey emperyalistler! Uydu ağlarınız, casus yazılımlarınız, gizli ittifaklarınız sizi Allah’ın azabından koruyamaz.
-
Ey Müslümanların içinden çıkan müstekbirler! Allah’ın ayetlerini alaya alan, Kur’an’ı pazarlık konusu yapanlar, liderleri “ilahlaştıranlar” – sizi ilahlaştırdıklarınız yüzüstü bırakacak.
-
Ey gafiller! Sahte tanrılarınız sizi terk ettiğinde anlayacaksınız: tek gerçek güç Allah’tır.
Erol Kekeç/09.06.2025/Sancaktepe/İST

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder