Bu söz deveye çok hoş gelir. Çünkü deve ağırbaşlı, saf ve iyi niyetlidir. “Biz” olmak kulağa güzeldir; paylaşmak, dayanışmak, ortak bir hayat sürmek insanın içini ısıtır. Deve kabul eder. Bir süre gerçekten de uyumlu görünürler.
İşte bu kısa kıssa, uluslararası siyasetin en çıplak metaforudur. Çünkü tarih boyunca güçlü devletler, güçsüzlere “biz” diyerek yanaşmış, onları kandırmış, işine gelince ortaklık kurmuş ama iş ciddileştiğinde ilk önce onların evlatlarını yemiştir.
NATO ve “Biz” Masalı
NATO’nun kuruluş hikâyesine bakalım. 1949’da, “birimiz hepimiz için, hepimiz birimiz için” sloganıyla yola çıktılar. Yani tilkinin deveye söylediği aynı söz: “Biz olalım!” Görünüşte kolektif güvenlik, dayanışma, ortak savunma…
Ama pratikte ne oldu?
-
Yugoslavya parçalanırken, NATO bombaları masum sivillerin üzerine yağdı.
-
Afganistan’da “biz” denildi, sonra en ağır faturayı Afgan halkı ödedi.
-
Irak işgalinde, “demokrasi getireceğiz” denildi; aslında petrol kuyularına el kondu.
-
Libya’da “biz” dediler, NATO uçakları gökleri kapladı. Sonuç? Yıkılmış şehirler, parçalanmış kabileler, binlerce öksüz çocuk.
Tilki, devenin yavrusunu yerken “biz” bahanesini nasıl kullandıysa; NATO da üye devletleri ve işgal edilen toplumları “ortak güvenlik”, “ortak değerler”, “özgürlük” diyerek aynı masalla kandırdı. Ama sonuçta yenen, hep zayıfın yavrusu oldu.
BM ve Sessiz Tilki
Bir de Birleşmiş Milletler var. Adı üstünde: “Birleşmiş”… yani “biz.” Tilki burada biraz daha süslü giyinir. Hukukun, adaletin, insan haklarının diliyle konuşur. Ama iş uygulamaya gelince, yine güçlülerin çıkarını korur.
-
Filistin halkı 70 yıldır işgal altında. BM onlarca karar aldı ama İsrail’in işgaline tek bir yaptırım uygulanmadı. Çünkü tilki güçlüydü; ABD veto etti, Avrupa sustu.
-
Ruanda’da yüzbinlerce insan katledilirken BM askerleri sadece izledi. Çünkü tilki orada çıkar görmedi.
-
Yemen bugün açlık ve bombalarla kıvranıyor. BM toplantılar yapıyor ama tilkinin çıkarına dokunacak hiçbir adım atmıyor.
Deve gözyaşıyla yavrusunu ararken tilkinin kanlı ağzını görmüştü. İşte Ortadoğu, Afrika ve Güney Amerika toplumları da aynı manzarayı görüyor. BM’nin ağzında “adalet” sözü var ama gözlerinde güçlünün kan kırmızısı yansıması duruyor.
Ortadoğu- Devenin Yavrusu
Ortadoğu halkları son yüzyıldır tilkinin en çok avlandığı coğrafyadır. Irak’ın, Suriye’nin, Filistin’in, Yemen’in yavruları tilki tarafından “ortak çıkar” bahanesiyle yenmiştir. ABD üssü, NATO operasyonu, BM kararı… Hepsi aynı masalın farklı dillerde söylenişi.
Irak işgalinde bir milyon insan öldü. Yalan neydi? “Kimyasal silah var.” Doğru neydi? Petrol kuyularına el kondu. Tıpkı tilkinin, “Biz olduk ya!” deyip deve yavrusunu yemesi gibi.
Afrika-Tilkinin Sofrası
Afrika’da onlarca ülke hâlâ sömürgeci tilkilerin masasında. Fransız şirketleri, İngiliz bankaları, Amerikan üsleri… Adı bağımsızlık olan ama ruhu zincirli devletler. BM orada da “yardım programı” adıyla giriyor, NATO “istikrar operasyonu” diyor. Ama sonuçta çocuklar açlıktan ölürken, madenler tilkinin kasasına gidiyor.
Güney Amerika-Biz Sözü, Borç Kelepçesi
Latin Amerika ülkelerine bak. IMF, Dünya Bankası, ABD’nin arka bahçe siyaseti… Hep aynı dil: “Ortak kalkınma, ortak refah.” Ama Venezuela’dan Bolivya’ya, Arjantin’den Şili’ye kadar her yerde zayıf toplumların kaynakları tilkinin iştahını kabartıyor. “Biz” diyerek borç veriyor, sonra faizle halkı köleleştiriyor.
“Biz”in Gerçek Yüzü
Tilkinin masalıyla deve yavrusunu kaybetti. Bugün Ortadoğu, Afrika ve Güney Amerika halkları da aynı masalın kurbanı. “Biz” söylemi, güçlünün çıkarını koruyan koca bir kandırmaca.
NATO, BM, IMF, Dünya Bankası… Hepsi tilkinin farklı maskeleridir. Hepsi aynı şeyi söyler: “Biz olduk ya, senin acın benim acım.” Ama gerçek şudur: Önce senin yavrun yenir, sonra tilki karnını doyurur.
Halkların yapması gereken, deve gibi safça inanmak değil; gözlerini açmak, tilkinin maskesini düşürmektir. Çünkü gerçek “biz”, halkların kendi dayanışmasıdır. Tilkiyle kurulan “biz” ise sadece kanlı bir masaldır.
Bahadır Hataylı/29.08.2025/Sancaktepe/İST
