12 Mayıs 2025 Pazartesi

Sonlar Bize Aittir-Bir Karakterin Yolculuğu


Bazı sözler vardır ki, sadece aklı değil, kalbi de sarar. Suskunlukla dinlenir, hikmetle taşınır. İşte Hz. Ali’nin şu cümlesi de tam böyle bir söz:

“Cömertliğin sonu saadet, yalancılığın sonu rezalet, doğruluğun sonu selamettir.”

Bu üç satır, aslında insanın hayattaki bütün sınavlarını içine alır. Çünkü bir insan, başkalarına karşı ne kadar cömertse; gerçekte kalbinde o kadar geniş bir dünya taşır. Yüreği açan, kapılar açar. Saadet, yalnızca malın değil, zamanın, duygunun, affın, tebessümün paylaşıldığı yerde filizlenir. Cömertlik bir ahlak değil, bir varoluş biçimidir. Kendini başkasına lütfederek büyütmektir.

Oysa yalan… En çürük temeldir insanın üstüne bastığı. Gerçeği saptırmak sadece bir bilgi hatası değil, karakterin yozlaşmasıdır. Yalan, önce güveni öldürür, sonra itibarı. Rezalet dediğimiz şey, yalanın son perdesidir. Yalanla kazanılan her şey, insanın ruhuna kaybettirir. Çünkü yalan, kişiliğin aynasını karartan bir tozdur. Ve hiçbir güneş o aynada kendini göremez.

Doğruluk ise; ne pahasına olursa olsun gerçeğin yanında durmaktır. Selamet, sadece dış dünyanın değil, iç dünyanın da huzura kavuşmasıdır. Doğrularla yaşayan insanın kalbi ağır yük taşımaz. Dili kınanmaz. Yüzü utanmaz. Çünkü o bilir: Her sözünün hesabı vardır ve her doğrunun ödülü. Doğruluk, belki zor bir yoldur ama sonu hep ferahlıktır.

Günümüz Toplumuna Mesaj

Bu sözlerin çağlar üstü bir anlam taşıdığına şüphe yok. Fakat özellikle günümüzde, bu sözleri yaşamak bir direnişe dönüşmüştür. Rekabetin, aldatmanın, bireysel hırsların kutsandığı bir dünyada “cömert” olmak; “doğruyu savunmak ve “yalandan uzak durmak kolay değildir.

Ancak şu unutulmamalıdır: Bir toplum, doğrularla yükselir; yalanlarla değil. Bir millet, cömertlikle zenginleşir; cimrilikle değil. Bir devlet, dürüstlükle ayakta kalır; hileyle değil.

Bugün, yalanın kolay para ettiği; cömertliğin “saflık” sayıldığı; doğruluğun “risk” gibi görüldüğü bir ortamdayız. Oysa tarih bize şunu öğretmiştir: Hiçbir yalan uzun ömürlü olmamıştır. Hiçbir bencil gerçekten zengin kalmamıştır. Hiçbir eğri kalp huzura ulaşamamıştır.

Bir At Gibi Yaşa-Özgür, Güçlü ve Yüzü Rüzgâra Dönük

At, gücün, asaletin ve özgürlüğün simgesidir. O, doğanın yalansız g
erçeğidir. Cömerttir; çünkü yük taşır, yol çeker. Doğrudur; çünkü yolunu şaşırmaz. Yalansızdır; çünkü olduğu gibidir. İnsan da böylesi bir karaktere büründüğünde, hiçbir engel onun yürüyüşünü durduramaz.

Unutma;

  • Cömertliğin varsa, insanlar kalbine akar.

  • Doğruluğun varsa, yüreğin selamet bulur.

  • Yalanın varsa, sonunda yalnız kalırsın.

Ve her seçim, bir karakter inşasıdır. Ne ektiysen, sonu ona varır.

Bahadır Hataylı/Şubat-2025/Sancaktepe/İST

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Vahyin Önünde Çöküş- Hakikati Yazıp Satanlara Karşı Tüm Zamanlara Ültimatom

İnsanlık tarihinin en ağır suçlarından biri, hakikati bilerek tahrif etmek, onu çıkar uğruna eğip bükmek ve sonra da bu çarpıtılmış sözleri ...