18 Ekim 2024 Cuma

Sevginin Son Duvarı

 Duyduğuma göre benden nefret ediyormuşsun, öyle mi? Sahi, böyle mi gerçekten? Hayatında seni düşünecek bir boşluğum kalmadıysa, inan bana, belki ben de senden nefret ederdim. Ama itiraf etmeliyim, nefret etmek bile bir vakit, bir enerji, bir değer gerektirir. Sana onu bile veremem. İçimde öyle bir boşluk ki, ne sana karşı bir öfke biriktirdim ne de kendime yüklenebilecek bir mazeret kaldı.

Bir zamanlar belki de hayatımın merkeziydin. O zamanlar sevgi dolu, güven veren her şeyin tam ortasında sen vardın. Şimdi? Şimdi ben neredeyim, sen neredesin? Sana bir şey diyeyim mi? Gerçekten seven insan hiçbir bahaneye sığınmaz. Sever, sevdiğini söyler. Söyleyemiyorsa, işte o zaman sevmiyordur. Bu kadar basit. Sevmeyen insandan ne bekleyeceksin?

Zamanla anladım ki, kimsenin egosunu tatmin etmek zorunda değilim. Kendimi küçük düşürmek, senin gözlerinde değer bulmak zorunda hiç değilim. Artık başkalarını mutlu etmek için yaşayamam. Hele hele, kendimi mutsuz ederek bir başkasına mutluluk bahşetmek? Asla. Eğer birileri bu yüzden kırılacaksa, hatta bana tavır alacaksa, ne yapayım? Buyursunlar. Üzülürüm belki, doğru. Ama geçer, geçeceğini bilirim. Yine de beni üzemem. Kendime söz verdim, bir daha kimsenin beni üzmesine izin vermeyeceğim.

Biliyor musun, sevgi bir yanılgıya dönüştüğünde, insan aslında kendine ne kadar haksızlık yaptığını fark ediyor. Seninle olan hikayemiz de böyle başladı, böyle bitti. O ilk saf, karşılıksız sandığımız sevgi... Zamanla ne olduysa, sen kendi çıkarlarına yöneldin, ben kendi yalnızlığıma sığındım.

Artık geçmişin o saf anılarına takılı kalmıyorum. Evet, arada bir aklıma geliyorsun. Ama o kadar. Sadece bir hatırasın. Belki de en acımasız gerçeği kabul etmenin vakti geldi: Gerçekten sevmemişiz. Eğer sevmiş olsaydık, hiçbir şey bu kadar kolayca biter miydi? Ne olursa olsun, şimdi aramıza giren o nefret dediğin şey, belki de sevgiye giden yolun son duvarıdır. Sen o duvara çarptın. Ben ise o duvardan geçip yoluma devam ediyorum.

Kimseyi mutlu etmek zorunda değilim. Sadece kendimi, sadece içimdeki o kırılgan yanı korumak zorundayım. Belki bir gün sen de anlarsın. Ya da anlamazsın. Ama bu saatten sonra, hayatımdaki kimseyi kontrol edemem. Kimseyi kendimden daha fazla önemseyemem. Çünkü artık biliyorum ki, kendime verdiğim sözleri tutmazsam, başka kimse tutmaz.

Bahadır Hataylı/İST


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Vahyin Önünde Çöküş- Hakikati Yazıp Satanlara Karşı Tüm Zamanlara Ültimatom

İnsanlık tarihinin en ağır suçlarından biri, hakikati bilerek tahrif etmek, onu çıkar uğruna eğip bükmek ve sonra da bu çarpıtılmış sözleri ...